
“Evet, harika bir geceydi, beklediğimizden çok daha fazla insan gelmişti, ve hepsi de coşkuluydu, o gece, Hazardous’u kurduğumuza değdiğini hissettim; ses sorunlarını da umursamadım, çok eğlendik!” –Hamit Özmen
1980’lerin Thrash Metal sahnesi, dünyada pek çok metalciye müzik yapma hayalini aşılamıştır, aradan onca zaman geçmesine rağmen Heavy Metal yaşıyor ve yurdumuzda tek tük dahi olsa sahneyi coşturan birileri var çok şükür! Yıllardır bu alanda müzik yapan bir Thrashfire gerçeği var. Bununla birlikte ruhu delişken ama bu işi ciddi biçimde kovalayan genç bir gruptan daha bahsedeceğim bugün sizlere:
Şiddet ve Kaos’tan hoşlanıyorsanız Thrash’e dalın!
Cem Kurtuluş’un 2024 yılında yaptığı söyleşi metninden derlenmiştir.
Ankara’da kanı thrash ile kaynayan, 80’lerin heavy metalini kendine dert edinmiş yirmilerindeki bir avuç gencin Kadıköy’de benzer bir atmosferde bir araya gelerek oluşturdukları keskin bir Thrash Metal grubu Hazardous. Müziklerindeki inatçılığa konserlerinde de devam ediyorlar. Ekibin kadrosu Eradicate’den tanıdğımız davulcu Eray Han’ın da gelmesiyle son halini alıyor.
2023 yılında yayınladıkları 4 parçalık EP “Highly Contagiaous” ile müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Hazardous 80’ler ve sonrası old school dönemin günümüzdeki modern karşılığı; ve buna paralel liriklerinde klasik korku sineması ağırlıklı bir ton belirginleşmesi de hiç tesadüf değil.

Hamit Özmen Anlatıyor:
Hazardous 2019’un son çeyreğinde ben ve Mete (-ex bass/vokal) tarafından Ankara’da kuruldu. Önceleri birkaç konser veririz, içip eğleniriz kafasıyla kurmuştuk grubu ama 2020’de pandemi patladı, ve eve kapanıp şarkı yazmaya başlayınca, daha ayakları yere basan bir grup haline dönüştüğümüzü fark ettik. Pandemi süreci, benim İstanbul’a taşınmam, üstüne askere gitmem gibi nedenlerle uzunca bir süre pasif kalan Hazardous, 2022’nin sonlarına doğru davulcumuz Eray’ın ve hemen ardından Deniz’in de katılımıyla tekrar aktif hale geldi. Sonrasında farklı bir şehirde oturmanın getirdiği zorluklardan dolayı Mete, gruptan ayrıldı ve Kuzey’in kadroya dahil olmasıyla şu anki halini aldı.
Cem Kurtuluş: “Hazardous” ismi nereden geliyor?
Hazardous “tek kelimelik ve kullanılmayan bir grup bir ismi kalmamıştır herhalde dünyada!” iddiasıyla kendimiz için uydurduğumuz bir isimdi Hazardous, ve zamanla bu çok hoşumuza gitti; bize cuk oturduğunu farkettik ve hayranlarımızla birlikte benimsedik.
Hazardous’u ilk kez Deathground Organization tarafından düzenlenen, yabancı grupların da katılım gösterdiği Kadıköy Sahne’de izledik. O gün salonda yaşanan ses problemlerine rağmen, ruhunuzu öylesine sahneye taşıdınız ki bizler için günün yıldızı sizdiniz. Ve eski kafa thrash ruhunu yansıtmanız da cabası! O günkü konsere ilişkin nasıl tepkiler geldi?
Evet, harika bir geceydi beklediğimden fazla insan ve hepsi de fazlaca coşkuluydu, o gece, tam olarak Hazardous’u kurduğumuzda yaşamak istediğimiz şeyleri yaşattı bize; bu yüzden ses sıkıntılarını hiç umursamadım ve acayip eğlendim!! Yayınlanmış herhangi bir materyali bile olmayan, ilk konserlerini verecek bir grup olarak bize güvenip, organizasyona dahil eden Deathground ekibine de ne kadar teşekkür etsek az! Sonrasında da gayet güzel geri dönüşler aldık dinleyicilerden, sound’a rağmen performansımıza gelen övgüler, bizi daha da gazladı.
Geçtiğimiz dönem “Higly Contagious” gibi 80’ler thrash metal atmosferini aratmayan bir işe imza attınız, EP’ye gelen tepkiler nasıldı?
Hamit: Açıkçası beklentilerimin biraz altında oldu, ama daha iyisini yapmak için bizi motive etti elbette ve şimdilik gayet memnunuz.
Deniz: Umrumda bile değil, ben beğendim ve önemli olan da bu! Yine de önümüzdeki sezon, bizi eleştirenlerin göt olmasını izlemek çok güzel olacak.


“Çok yetenekli sanatçıların olduğu bir sahne. Sadece müzisyenlerin değil aynı zamanda çok yetenekli fotoğrafçıların, tasarımcıların, ressamların ve illüstratörlerin de olduğu bir alan. Azınlık sayılabilecek bu kitlenin canlı kalabilmesi için herkes birbirine destek olmalı. Hamit’e katılıyorum, yerli gruplarımızı kesinlikle daha çok desteklemeli.” –Kuzey Alemdar
Konserlerden devam edelim istiyorum Traitor ile birlikte çaldığınız geceden ve organizasyondan bahsetmenizi istesek biraz, neler söylersiniz?
Hamit: Konser biletlerininin sold-out olduğunu öğrenince baya bir heyecanlandığımızı hatırlıyorum; hem de aynı gün Katatonia ve rezalet yağmura rağmen katılım tahminimizden yüksek olmuştu. Traitor yıllardır dinlediğim, sevdiğim bir grup; konser teklifi geldiğinde bir saniye bile düşünmeden “evet!” dedik ve organizasyon ekibinin ilgisi sayesinde en iyi sahne tecrübelerimizden biri oldu ve gelenlerin eğlenmiş bir şekilde ayrıldığını görmek ise ayrı bir kıvanç!
Deniz: İnanılmaz eğlenceli bir geceydi. Organizasyonda başta Yuşa olmak üzere herkes elinden gelenin en iyisini yaptı, katıldığımız en iyi organizasyonlardan biriydi.
Kuzey: Traitor grup üyeleri çok tatlı insanlardı. Sahne öncesinde Deniz ve ben kuliste ısınırken Gerd geldi ve sohbet etmeye başladık. Organizasyondan ne kadar memnun olduğunu, Yuşa’nın kendileriyle çok ilgilendiğini ve daha önce katıldıkları festivallerin hiç birinde bu kadar iyi karşılanmadıklarını dile getirdi. Biz de Gerd ile aynı fikirdeyiz, Hazardous olarak organizasyondan çok memnun kaldık.
Klasik bir soru olacak belki ama “Highly Contagious” i dinlediğimizde korku filmleriyle haşır neşir olduğunuzu hissediyoruz, etkilendiğiniz korku filmleri, ilham aldığınız grup ve ya gruplar kimlerdir?
Hamit: Genelde 80’ler korku sineması, Cronenberg ve Carperter yapımlarının hayranıyımdır, bu iki yönetmenin sevdiğim filmleriyle ilgili birer şarkımız bile var. Gene de Hazardous özelinde korku sineması etkisini önümüzdeki süreçte azaltmayı düşünüyorum. Tabii ki yer yer değineceğiz ama biraz farklı şeylerden de bahsetmek istiyorum. Tematik açıdan etkilendiğim gruplar için Tankard, F.K.Ü., Municipal Waste, GWAR ve Gama Bomb diyebilirim, Thrash harici Mortician, Exhumed, Aborted, Fulci gibi özellikle sample kullanımlarından bol bol etkilendiğim gruplar da var.
Deniz: Kendi adıma korkudan ziyade içinde korku öğeleri barındıran RoboCop, Alien, Terminator, Judge Dredd ve Predator gibi karakterlerden ilham alıyorum. Aynı zamanda çizgi roman kültüründen öğeler barındıran Anthrax, Municipal Waste ve klasikleşmiş old school thrash metal grupları benim için her zaman ilham kaynağı olmuşlardır.
Yerli Metal sahnemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eray: Scene olarak hızlıca gelişiyoruz, her genre’dan çok iyi gruplar çıkıyor. Şimdi hepsini tek tek saymaya gerek yok ama ilk akla gelenler İstanbul ve Ankara’lı gruplardır.
Hamit: Yerli gruplar yeterince desteklenmiyor kesinlikle. Eray’a katılıyorum.
Deniz: Çok özgün ve kaliteli bir underground sahnemiz olduğunu düşünüyorum, sadece Thrash Metal’de biraz eksiklerimiz var, dolayısıyla herkesi sahaya bekliyoruz.
Kuzey: Çok yetenekli sanatçıların olduğu bir sahne. Sadece müzisyenlerin değil aynı zamanda çok yetenekli fotoğrafçıların, tasarımcıların, ressamların ve illüstratörlerin de olduğu bir alan. Azınlık sayılabilecek bu kitlenin canlı kalabilmesi için herkes birbirine daha fazla destek olmalı, yardım etmeli. Hamit’e katılıyorum, yerli gruplarımızı kesinlikle daha çok desteklemeli.
Yurdumuzda thrash metal yapan grupları düşünürsek, bir elin parmaklarını bile geçmez. Yıllarca cover çalmaktan öteye gidememiş grupları da göz önünde tutarak bu işe soyunmanızın büyük cesaret olduğunu itiraf etmem gerek.
Eray: Cover müzik yaparak belli bir kitle elde etmek daha kolay olduğu için insanlar kolaya kaçıyorlar. Orjinal materyal üretip kitle kazanmak ise çok daha zor. Cover konserlerine giden kitleyle de pek işimiz olmuyor zaten. Onlar genelde ülkedeki beste gruplarını desteklemiyorlar. Haftasonları hep aynı şarkıların döndüğü yüz senedir duymaktan sıkıldığımız şarkıların coverlarının yapıldığı mekanlarda takılmaya devam etsinler ve bizden uzak dursunlar!
Hamit: Memleketimizde çok fazla thrash metal grubu olmamasından dolayı thrash dinleyicisi de az, bu durum dolaylı olarak bu müziğe el atmak isteyenlerin cesaretini de kırıyor… Bu işte para kazanmak ve ünlü olmak bırakın Türkiye’yi, dünyada bile sandığınızdan çok daha zor.
Deniz: İnsanımız nazicilik oynamak yerine Thrash Metal’e bir şans verse, ülkede sorun kalmaz!
Thrash Metal geçmişte gerek gurup, gerek albümler açısından politik örneklerine de rastladığımız bir tür, Hazardous olarak bu konuda ne söylemek istersiniz?
Eray: Biz, daha çok seksenlerin popüler kültürünü referans alıyoruz. O dönemki korku filmlerini, aynı zamanda Robocop/ Terminator/ Rambo gibi efsaneleşmiş karakterler hakkında da yazıdığımız parçalarımız var. Bununla birlikte, SPAWN gibi bir çizgi roman efsanesi için yazmış olduğumuz bir şarkımız bile var, ve az da olsa video oyunlarından göndermeler yapıyoruz. İşin politik kısmına girmek istemiyoruz, zaten gündelik hayatta yeterince maruz kaldığımız bir durumu, kaçış yolumuz müziğe yansıtmak pek bizlik değil.
Hamit: Politik konulara gireceğimi sanmıyorum, Thrash’de politika yeterince konuşuldu bence. Sanırım, şu an yaptığımız gibi ilgimizi çeken şeylerin karışımı kendimizce bir yolda devam ederiz Hazarous olarak.
Son zamanlarda neler dinliyorsunuz, favori albümleriniz…?
Hamit: Thrash metal, günlük rutinimin bir parçası, albüm çevirmesem bile bir kaç şarkı dinlerim hergün. Onun dışında şu aralar biraz death metal saflarındayım, üzerinde çalıştığım yeni projem için ilham topluyorum: Grindcore, Deathcore, Hiphop, Endüstriyel Aggrotech/ EDM de sevdiğim türler arasında genelde, bunlar arasında git-gel şeklindeyim.
Deniz: Bu aralar Chemicide’in Common Sense albümüne inanılmaz takıldım. Mart başında çıkmış olan Midnight ‘Hellish Expectations’da herkese kesinlikle öneririm.

Bizi destekleyen herkese teşekkürler !!
Gelecek konserlerde görüşmek üzere
» STAY THRASHULLAH !!




































