Pas un Artiste, un Ninja : Dave2000

zombz small
Dave De Mille ‘Zombiez’ 2018

Nous sommes en permanence bombardés de pseudo-réalités fabriquées par des gens extrêmement doués utilisant des outils électroniques extrêmement pointus. Je ne me méfie pas de leurs motivations, mais de leur pouvoir. Car ils en ont beaucoup. Et c’est un pouvoir ahurissant : c’est le pouvoir de créer des univers entiers, des univers mentaux.Philip K. Dick

DAVE merhaba, söyleşi için teşekkürler. Protopronx ve Sazalamuth başlıkları altında, grafik tasarımdan animasyon filmlere kadar birçok farklı disiplinde işler üretiyorsun. Seni tanımayan okuyucular için biraz kendinden bahseder misin? O zevk bana ait. Çizim yapmaya bütün çocuklar gibi erken yaşta başladım, hoşuma gitti ve devam ettim, şu an neredeyse 42 yaşındayım. İlk yağlı boya resmimi yaptığımda sekiz yaşındaydım. Bir sandalye çizmiştim. Van Gogh’tan intihal yapmaya çalışmıyordum, çünkü henüz onu tanımıyordum bile! Les Vosges’da büyüdüm ve infografinin (3 boyutlu bilgisayar grafikleri) engin sularında yıkanmaya MSX 8 bit bilgisayarla başladım. Görüntü yaratmak için basit dilde programlar yazıyordum. Eğri koordinatlarından yola çıkarak Hulk çizmeye sardım, çok uzun sürmedi çünkü çok sıkıcıydı. İlk gençlik yıllarımda bir Amiga 500 satın aldım ve Deluxe Paint (320 x 200 pixel bitmap grafik yaratmak için gerçek bir yazılım) ve demo-scene sayesinde tipografi ve dizgi konusunda çok şey öğrendim. On sekiz yaşında plastik sanatlar fakültesine başladım, resme tutkum hep vardı ama bölüm hakkında pek bir şey bilmiyordum. Vosges ormanlarının kapalı ufkundan sonra çok daha genişlerini keşfediyordum. Fakültede 5 yıl okudum ve Softimage 3D üzerine bir eğitimle okulu bitirdim. Dönemin güçlü bir 3D sentez yazılımıydı. Eğitim aldığım tek yazılım budur, geri kalan her şeyi el kitaplarını okuyarak ve kursları takip ederek öğrendim. 28 yaşında güneye, Marsilya’ya taşındım. Burada bir tiyatro salonu olan Embobineuse ekibiyle tanıştım. Burası için 200’den fazla afiş yaptım – Onların kadrolu afişçisi oldum! Ayrıca hala birlikte çalıştığım Le Dernier Cri (2015 yılında burda bir resim sergisi açtım) var ve grafik konusunda onlarla aynı kafadayız. Bu işlere paralel olarak şirketlere serbest grafik işleri de yaptım. Kendimi bir sanatçıdan ziyade bir Ninja olarak tanımlıyorum. Sol elle torture-porn görüntüleri üretiyorum, Le Dernier Cri’den yayın yapıyorum ve sağ elimle Elf-Total-Fina grubunun kampanyası için bir maskot tasarlıyorum.

 

poster (16)
Dave De Mille, affiche pour Embobineuse

– FRANÇAIS –

Dave, bonjour, je te remercie encore une fois pour avoir accepté de donner cette interview. Sous le label de Protopronx et Sazalamuth, tu produis dans un large eventail de discipline, de design graphique à des films animés. Puis-je te demander de t’introduire pour les lecteurs qui ne te connaissent pas. Depuis quand tu es dans cet entourage? Mais tout le plaisir est pour moi. J’ ai commencé à dessiner très jeune comme tous les enfants et comme ça me plaisait j’ ai continué, j’ ai maintenant presque quarante-deux ans. Je me souviens avoir fait ma première peinture à l’ huile à l’ âge de huit ans, j’ ai peint une chaise, c’ était sans volonté de plagier Vincent Van Gogh que je ne connaissais pas encore ! J’ ai grandi dans les Vosges et j’ ai commencé à mettre les pieds dans la grande mare de l’ infographie avec un ordinateur MSX 8 bits. J’ écrivais des programmes en langage basic afin de générer des images. Je me suis acharné à dessiner Hulk en rentrant des coordonnées de courbes, j’ ai vite laissé tomber car c’ était trop fastidieux. A l’ adolescence j’ achetais un Amiga 500, découvrais Deluxe Paint (un VRAI logiciel pour générer des images bitmap en 320 × 200 pixels) et intégrais des groupes de demo making – Dmacon – The dreamdealers …- J’ ai beaucoup appris en matière de typographie et de lettrage grâce à la demo-scene. A dix-huit ans j’ entrais en faculté d’ arts plastiques, je peignais toujours mais ne connaissais que très peu de choses en la matière. Je découvrais d’ autres horizons bien plus riches que ceux trop fermés de la forêt vosgienne. J’ étudiais cinq ans à la fac et finis par une année de formation sur Softimage 3D, un puissant logiciel de synthèse 3D pour l’ époque. C’ est le seul logiciel pour lequel j’ ai suivi une formation, pour le reste j’ ai lu des manuels et suivis des tutoriels.A vingt-huit ans je descendais vers le sud, Marseille, où je rencontrais l’ équipe de l’ Embobineuse, une salle de spectacle complètement barrée pour laquelle j’ ai aligné plus de deux-cent affiches – j’ étais devenu leur affichiste attitré ! Je rencontrais aussi Le Dernier Cri avec qui je continue à travailler (j’ y ai fait une exposition de peintures en janvier 2015) et partage toujours avec eux un goût prononcé pour la saturation graphique. Je travaillais parallèlement en tant que graphiste indépendant pour des entreprises. Je ne me définis pas comme un artiste mais plutôt comme un ninja ! De la main gauche je fabrique des images de torture-porn que j’ édite au Dernier Cri et de la main droite je modélise une mascotte pour une campagne du groupe Elf-Total-Fina.

 

poster (15) small
Dave De Mille, affiche pour Embobineuse

Çocukların ne üslupla ne de sanatsal tutarlılıkla işleri olur, ellerindeki neyse onunla eğlenirler ve benim yaptığım da tamamen bundan ibaret.

‘Sketch Book Holocaust’ vesilesiyle sanatını tanıma şansını yakalayan biri olarak, sıradışı bir desinatör olduğunu düşünmüştüm. Fakat yaptığın işleri inceleyince üçboyutlu grafik animasyona da ağırlık verdiğini farkettim. Bu animasyonlar gerçekten büyüleyici. Aslında hep 3D, numerik ve analojik kolaj, desen ve resmi paralel olarak çalıştım. Sanatsal tutarlılık kaygısı taşımıyorum, çünkü daha önce de söylediğim gibi ben bir sanatçı değilim. Ben kılık değiştiren, oyun hamurundan yaratıklar üreten, kartondan dekor kesen, olasılık dışı senaryolar yazan ve bütün bunları coşkulu bir tiyatro oyunu yaratmak üzere karıştıran bir oğlan çocuğuyum. Çocukların ne üslupla ne de sanatsal tutarlılıkla işi olur, ellerindeki neyse onunla eğlenirler ve benim yaptığım da tamamen bundan ibaret. Sanatçıların kendi benzersiz eserleri olduğunu düşündükleri bir şeye tutulmalarından rahatsızım. Hani “aaah! hayatım boyunca beyaz fon üzerine beyaz kareler yapacağım ve beni böyle tanıyacaklar” demek gibi. Ne acı, ne üzücü! Animasyonlara gelince onlara buradan ulaşabilirsiniz: pitpool.free.fr

 

test2.indd
Dave De Mille, ‘Sketch Book Holocaust’

En tant qu’une personne qui a eu l’occasion de te connaitre par “Sketch Book Holocaust” imprimé les éditions A MORT j’avais pensé que tu etais un dessinateur extraordinaire. Mais apres avoir observé tes ouvrages, je me suis aperçu que tu te focalise à 3D graphique animation. Ces animations sont vraiment ravissantes. Est-ce qu’elles sont presentées quelque part? En fait j’ ai toujours pratiqué la 3D, le collage numérique et analogique, le dessin et la peinture de manière parallèle. Je ne me soucie pas de cohérence artistique car comme dit plus haut je ne suis pas un artiste. Je suis un enfant qui se déguise, un gamin qui fabrique des bestioles en pâte à modeler, découpe un décor en carton, invente un scénario improbable et mélange tout ça pour en faire une pièce de théâtre délirante … Les enfants ne s’ occupent pas de style ou de cohérence artistique, il s’ amusent avec ce qu’ ils ont sous la main et c’ est exactement ce que je fais. Je plains les artistes qui se cantonnent à un truc qu’ ils pensent leur être singulier, genre “aaaaah ! je vais faire des carrés blancs sur fonds blancs toute ma vie comme ça on me reconnaitra”. Quelle pauvreté, quelle tristesse !

Quant aux animations on peut les retrouver ici : pitpool.free.fr

Elles ont été récemment présentées à Denver aux Etats unis par Adam Stone lors de l’ exposition inaugurant la sortie du très beau livre collectif en anaglyphe (lunettes rouges et bleues !) intitulé Mutiny 3D (jetez vous dessus c’ est de la bombe).

 

anotherworld1
Éric Chahi’s Another World, Delphine Software (1991)

Çocukken hepimizin heyecanla oynadığı Another World’ün sende bir yeri var mı? Bu oyunu çok iyi hatırlıyorum, ambiyansı mükemmeldi ve animasyonlar kusursuzdu! Bu oyunu çok oynadım ve bir noktada, ben de evde bir tane yaparak kendimi şımarttım. Bunu yapmak için ID Software arenası Quake III’e daldım. Oyunun prensibi ve 3D motoru kusursuzdu fakat grafiklerden ve seslerden nefret ediyordum ve oyunu daha ilginç kılacak birkaç opsiyon düşündüm. Yeni sesler, yeni karakterler, yeni oyun seviyeleri ürettim ve opsiyon eklemek için de biraz anladığım kod satırlarını kurcaladım. Bunları online yayınladım ve çok geçmeden ID Software’den beni kanuni takibat başlatmakla tehdit eden bir mektup aldım. Pes ettim, onlar da işin peşini bıraktılar. Oyunun üçüncü ve son versiyonuna hala buradan ulaşılabilir:  acidarenaweb.free.fr

“Another World”, a-t-il laissé une trace emotiononelle en toi? C’était un jeu que nous tous avions fébrilement joué pendant notre enfance? Je me souviens très bien de ce jeu, l’ ambiance était excellente et les animations parfaites ! J’ ai beaucoup joué au jeux video et à un moment je me suis payé le luxe d’ en bricoler un. Pour se faire je suis tombé sur Quake III arena de ID Software. Je trouvais le principe de jeu et le moteur 3D tout deux excellents mais je détestais les graphismes et les sons et pensais à quelques options qui aurait rendu le jeu plus intéressant. Je fabriquais donc de nouveaux sons, personnages, niveaux de jeu et trifouillais des lignes de code que je comprenais à peine pour ajouter des options. Je mis tout ça en ligne et reçu très rapidement un courrier de la part de ID Software qui me menaçait de poursuites judiciaires. J’ ai fait le mort et ils n’ ont pas donné suite. La troisième et dernière version du jeu est toujours disponible ici : acidarenaweb.free.fr

Bizlere biraz Fransız Bilim Kurgusu’ndan bahseder misin? Bu konuda uzman sayılmam! Hala büyük klasikleri okuyorum: Philip K. Dick, Frank Herbert… Yakın zamanda Laurent Genefort’un “Point chaud” adlı kitabını okudum. Ne sebeple olduğu bilinmemekle birlikte gezegenin her yerinde ortaya çıkan farklı türlerden uzaylılardan bahseden bir hikaye. Çok hoş bir roman.

Est-ce que tu peux nous informer sur la sci-fi française? Je ne suis vraiment pas calé en la matière ! Je relis toujours les grands classiques – Philip K. DIck, Frank Herbert … J’ ai récemment lu “Point chaud” de Laurent Genefort, une histoire d’ extra-terrestres de différentes espèces qui apparaissent un peu partout sur la planète sans qu’ on sache pourquoi. Très chouette roman.

Piyasaya da çalışan birisin sanırım. Daha çok ne tip işler alıyorsun? Ücretli bir Ninja olarak her şeyi alıyorum, yok artık dedirtenleri bile (L’Oreal, Kenzo, Microsoft, Electronic arts, Lesieur vs…) Sorun şu ki artık piyasada alınacak çok fazla bir iş kalmadı.  Şirketler grafik işlerini stajyerlere saçma sapan paralar ödeyerek içeride yaptırıyorlar ve bağımsız çalışan grafikerlere ihtiyaç duymamaya başladılar. Fransa’da bir paradoks mevcut, yeraltı grafik sanatı çok gelişmiş ve genelde oldukça kaliteli ancak reklam için yapılan grafikler ya da ilan verenlere yönelik grafik çalışmaları inanılmaz derecede zayıfladı; çok yazık!

Japonya’nın tam tersine Fransa’da ana akımın neredeyse grafik kültürü yok, olay şu ki photoshop kullanmayı bilen 16 yaşındaki bir çocuk bile bir reklam kampanyasını A’dan Z’ye yürütebilir ve herkes  sütyenli bir hatunun üzerine iliştirilmiş Arial  tipografisinden memnun kalır. Fransa’da grafik hayal gücü ve yaratıcılık açısından bir engele takıldı. Reklam verenler veya sanat yönetmenleri nötr şeyler istiyorlar, o kadar nötr şeyler ki işler karaktersizleşiyor.

Je crois que tu travailles professionellement pour le marché aussi. Quelle sorte d’ouvrages tu acceptes? En tant que ninja-mercenaire je prends TOUT, même l’ imprenable (L’ oréal, Kenzo, Microsoft, Electronic arts, Lesieur etc … etc …). Le problème c’ est qu’ il n’ y a plus grand chose à prendre. Les entreprises font faire leur graphisme en interne en payant des stagiaires à coups de pied au cul et ne font plus beaucoup appel à des indépendants. Il y a un paradoxe en France, le graphisme underground s’ est beaucoup développé et se trouve être souvent de qualité tandis-que le graphisme publicitaire ou destiné au annonceurs est devenu incroyablement pauvre, c’ est pitoyable. La France mainstream n’ a quasiment pas de culture graphique (contrairement au Japon par exemple) ce qui fait que n’ importe quel adolescent de seize ans équipé de photoshop pourra tout à fait réaliser une campagne publicitaire de A à Z et tout le monde sera content avec une typographie arial claquée sur une photo de nana en soutien-gorge. En France l’ imagination et l’ inventivité graphique sont souvent un handicap. Les annonceurs ou les directeurs artistiques veulent des choses neutres, tellement neutres qu’ elles en deviennent nulles.

Marsilya’da yaşıyorsun, geçtiğimiz aylarda Le Dernier Cri tarafından VENDETTA isimli büyük bir festival düzenlendi. Bizlere biraz neler olup bittiğinden, gözlemlerinden bahsedebilir misin? Elbette. Vendetta, Dernier Cri tarafından organize edilen uluslarası bir micro-edition/ mikro-yayıncılık fuarı. Onlarca kolektifi (serigrafi, yayıncı, sanatçı kolektiflerini) Marsilya Friche Belle de Mai’de  bir araya getirdi. Grafiğin underground’ına mensup olanların buluşması, karşılaşması için bir ortam oluştu. Başka türlü mümkün olmayacak bir şey, çünkü bu insanların hayatlarının çoğu ya atölyelerinde ya da bir mağarada geçiyor! Festival sergilenen işler, kitaplar ve sunduğu buluşma ortamı açısından oldukça zengindi. Bana sorarsınız Fransa’nın en büyük reklam şirketinin sanat yönetmeni gelip standları dolaşsa, mesleğinden o kadar utanırdı ki gider bir yeraltı otoparkında kafasını keserdi!

 

die_by_the_sword - small
Dave De Mille ‘Die by the Sword’ 2018

Tu vis en Marseille. Récemment un festival intitulé VENDETTA a été organisé. C’est une activité organisé par le Dernier Cri, si je ne me trompe pas . Est-ce que tu peux en parler et partager tes impressions? Tout à fait, Vendetta est un festival international de micro-édition organisé par le Dernier Cri. Il fait converger des dizaines de collectifs de sérigraphes, d’ éditeurs, de dessinateurs à la Friche Belle de Mai à Marseille. C’ est l’ occasion de rencontrer des acteurs de l’ underground graphique qu’ il serait impossible d’ apercevoir autrement tellement le plus gros de leur vie se déroule dans un atelier ou une cave ! C’ est aussi le moment de venir en prendre plein la vue et de découvrir des tonnes de choses super qui sont parfaitement confidentielles. C’ est un festival extrêmement riche en images, livres et rencontres. Je pense qui si on y emmenait un directeur artistique de Euro RSCG (une grosse entreprise de publicité française) pour faire le tour des stands il aurait soudainement tellement honte de son métier qu’ il irait se couper la tête tout seul dans un parking sous-terrain.

Şu an neler üzerinde çalışıyorsun, DAVE2000’den yakında neler göreceğiz? Kaizer Satan III’ü bitiriyorum, kitap Le Dernier Cri’den yayınlanacak; neşeli bir ortaya karışık olacak: resim, desen, infografi, kolaj, 3D… Ayrıca bir bölüm de anaglif (kırmızı-mavi gözlüklerle) olacak.

Et sur quoi tu travailles maintenant? Qu’est que DAVE2000 va nous disposer prochainement? Peux-tu nous informer? Je suis en train de finir Kaizer Satan III, le livre sera édité au dernier cri. Un joyeux bordel de peinture, dessin, infographie, collage, 3D etc … Il y aura aussi une partie en anaglyphe – avec les lunettes cyan et rouge. Il sera peut-être sous-titré “tempête de tronçonneuses” haha !

artist’s web-site: protopronx.free.fr

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s