9 vecih: 9 mâtem. Bağrında mihman, yek metfem. Külle ovsun, yaşla aksın, ferle bitsin muzır cürüm. Kanındaki asâlet cihadın şerâfeti, aydınalp külliyâtsa langırdayan boş fıçı. Siz ki sûhân-ı ruhu maskara ededurun, celâllenmeyen tek bir gün, tek bir an bile yoktur.
yitirmekle ilgili toplumsal bir trafik yaratıyoruz yatağın üstünde çırpınan çocuk halimiz ile en barbar kinli bakışların arasında küfürlerin arasında birkaç saniye var manik libido depremlerine maruz kalıyoruz abi hayat boş ya diyenler sakladıkları hedeflerine usulca ilerlerken adaletin üstüne basarlar ki sadece onlar değildir hayatta kalma dürtüsüyle adaletin üstüne basanlar çünkü kendi yokluğuna tahammül edemeyenler hayatını sonuna kadar savunurken bir şeyleri ve birilerini yok saymadan onları tahrip etmeden bunu başaramaz bunu dediğim hayatta kalmayı yani beni tamda bu noktada yıkıma iten katalizör devreye girer varlık kusursuzca ihlal edilirken yaşam artık sadece bir hobidir
2.kesik
sizler için intihar etmiş yazarlar reklamlanır müzisyenlerin eserleri basılır t-shirtler rozetler göstergeye dair ne varsa hepsi! intihar cafcaflı bir pakette önümüze gelir fakat ölün diye değil yaşayın diye zaten istatistikler ne diyor intihar edenler çok satar sonra yalnızlık yere göğe sığmaz olur oysa ben tek’im yekpare biricik benimle yalnız yalnıza dövüşemezsin sadece teke tek dövüşebilirsin
3.kesik
intikam alacak o kadar şey var ki insandan inkâr edilemez kendi kendine infilakını beklemek insanın boş yere edilmiş bir beddua öncelikle bir şeyleri açık edeceğim sonra üstüne tüküreceğim bu bir kavga çıkarırken ki tükürüğün tıpkısının aynısı aynası
4.kesik
ruhu çekilmiş bir ajitasyon evrenindeyiz gerçekten kan dökülmüyor boya o boya vallahi kan olsa ağlarsın ağlamadın bugün barbar yanımız baskın bugün de anti-sosyal ortamımda sosyalleşip acıyı aldatıyorum -halledeceğiz -yapacağız -başaracağız -inanacağız -hep birlikte -alkışlar -şak şak -şak (son alkış sesi hep duyulur bu o)
5.kesik
o birden gandhi oluyor ben sabırsız sovyet çocuğu o barışçı bir pasifist ve makul bir insan ben borderline öyleyse bir line daha no border
6.kesik
arzulanmadan doğanlar ana akım bir intihar seferberliğinin ekonomi politik kurbanları olurlar yaşamalarına bir mani yok hepsi bu
lyncburg lemonade tequila sunrise ile bunalıma girmeye çalışan nesil için bu yazı kamyon arkası yazısı ve rakı acı bir tattır
7.kesik
komplikasyon dehlizlerinde anti-depresan müptelaları bugün ilaç aldım diyerek alkolsüz kokteyl söyler panik ataklar manik ataklar majör depresyonlar agora fobi derken cyber bir gangstar olup çıkar bu toplum sadece yazılım bilerek devrim yapanlar konulu filmler çekilir sen bu sırada hala like alıyorsundur ve yüzündeki tebessüm kendi benliğini katledene kadar büyür büyür sonra yarı insan yarı tebessüm karışımı yeni bir türün öncüsü olursun
8.altın vuruş
buradan bakınca sisifos bad tribe girmiş bir Atinalıdır
Taylan Onur ‘Mawwal Okuma Rehberi’ Sub Press, 2025
mawwāl ( Arapça : موال ; çoğul: mawāwīl , مواويـل ), ritmi çok yavaş ve doğası gereği duygusal olan , uzun sesli heceler, duygusal vokallerle karakterize edilen ve genellikle gerçek şarkı başlamadan önce sunulan geleneksel ve popüler bir vokal müzik türüdür.
bu bir intihar mektubu. birazdan kafama sıkacağım ve gerisini anlatmak, yalan söylemek gibi olur…
DADA
da da dada da
Bu ne böyle, da
da da
da da
Deklanşöre basıyorsun.
da da da da
dada
Çkrt…
Sevcan orada işte.
Karşında,
da dada da
Aşık mısın? diye soruyor.
‘aşığım’
Nilüfer’e bir şiir yazıyorsun.
Şiirde aşk yok, memleket , da da da
meseleleri var. dada
da da da da da da da da
Açıp okuyor, sen yitip gitmeden önce.
Ötesi burası işte.
Burası ötesi.
Öte.
Ötelen.
Öteleyin.
Ötesi.
Ötele!
dada
da
da
da
da
d
a
Yeldeğirmeni
GECE GELEN
Hakan Kaya
Gece. Göz kapakların kapanmak üzere. Yatacaksın. Rüya göreceksin belki. Ya da karanlık çökecek. Biri kapıya tıklatıyor. ‘’Açmasam olmaz mı?’’ diye fısıldıyorsun kendine. ‘’Gecenin bu saati kim gelebilir ki?’’ Eski karın? ‘’Hayır, o gelemez,’’ diyorsun. En iyisi kapıyı açmamak. Kapı tekrar çalınıyor. Yatakta doğruluyorsun. Terliklerini giyiyorsun fakat henüz kalkmış değilsin. ‘’En iyisi uyumak’’, diyorsun. ‘’Çalar çalar gider.’’ Ya yardıma muhtaç biriyse? ‘’Sanmam, ben kimim ki, benden yardım istesin?’’ Eski karınsa? ‘’O imkânsız, onu yarım asırdır görmüyorum.’’ Uyumak, uykuya dalmak. Tek istediğin bu. Kapı susuyor. Bir gölge pencerenin önünde yürüyor, görebiliyorsun. EVDE OLDUĞUNU BİLİYORUM! diyor karanlık. Yorganı başına çekiyorsun. ‘’Bu bir rüya, rüya. Gerçek olamaz,’’ diyorsun. ESKİ DOSTUM KAPIYI AÇ! Komodine uzanıyorsun. Elin boş kalıyor. Tabancan yok işte. EVDESİN DOSTUM, AÇTA SARILALIM! Terliklerini tekrardan giyiyor, kapıya yöneliyorsun. Belki doğru söylüyordur, o eski bir dost olabilir, diyorsun. Kapıyı yarım açıp, sesleniyorsun. ‘’Gel eski dostum.’’ Karanlıkta seçilmeyen bir gölge beliriyor. Kapıdan içeri girerken gölge sen titriyorsun. Hoş geldin eski dostum, diyor sana. Hazırlandıysan gidelim… Uzun süredir seni bekliyoruz.
Hakan Kaya: 2000, Mersin. Öyküleri; Barbarları Beklerken, Kısa ve Öykü, Prolog, Pandabiyat, İlkyaz, Poesis, Lacivert, Karnaval gibi dergi, fanzin ve çeşitli sitelerde yayınlandı. Üç öyküsü Farsça’ya çevrilmiştir. Görsel tasarım alanında çalışmalar yapmaya devam ediyor.instagram.com/hkakaya
Pan su üzül yaprakları Süzülsün manevrasıyla Çaprazlama ateşin Moleküler yürüyüşünü karda yaptı Moleküler uykusuna Güneşle ayın arasındaki bükülmüş metal Patlayıp, yattı. Peric komik biri Peric skandal sandallarıyla Zen nehirlerine Salya akıtabilmek için Parmaklarını sürtünmeyle açıp Uçurtmak Uçuşunu buzda yaptı moleküler İlk uçuşuydu bu Kar tanelerinin doldurduğu pattern, Haricisim otlağında Birkaç katmanlı katı mantarın Çimine ulaşmak için Sinematograf hayvansı bedenle sürünüyor. Dört ayaklı bir ondört ayaklı. Koku dokunun özünden fırlamış ve dili uzatıyor dışarı. Bu dil öyle bir dil değildil. Peric ayıklığı en içkin içkimdir Rüyay görür çürür
Eren Burhan “Dance” Kağıt üzerine pastel 2020
Lamba Kutusu Bir Dudak
Eren Burhan
Oranlıları yer, cesetlerine yenil Sabahın erken saatlerinde ilk serinlikte Korkuyla Koskocaman bir dünyaya geldim Mıknatıslama akımı
2. Ve 3. Harmonikleri Sık sık yaktırttığı kulak kanat Cehenneme dalan bağlantı grubuna
Kendilerine bir saat kurulduğunu anımsar Tırnaklarının ölümcül çıkış diyagramları
Nasılsa aynı nokta Binlerce yaşamın ateşli Yük alma fitili Yazınında karşılaştığımız Kuş yerini de çiğnedi eren irin Sesi de gün boyu Değişirdi Oran katı bir gökyüzüyle Birimler, görevliler, hat tıkacı soluğu Kumanda taşları arasında bu yolcu Sindirdi yemini
Sanat yapıtlarıyla olan tüm elementler Kök damar veya Kör damar diye tabir edilen Örnek kalınt hattaki kırık, iz dökme By- pass ayırıcı denir bu ayırıcıya Su bloke biçiminden gelen Kesin sesli sinyal Bağırıyor kesin sesinizi diye
İç ihtiyacı beslemeye yeter Lamba kutusu bir dudak Deneyimler jeneratörler sayıların müziğini Sepya kuyruğunda uzay doğunun
2017 Çanakkale
Otopside Buz Kal
Eren Burhan
Küçük gezegen kolyen Yapışkan vuruşları Obsi diyen kış göğsünle Siren Bişisel yarım küreyi Yapışkan örü, dışı örtü Robotla, yuvarlar yu’vav Anne, antik asemik Buzsun milyar parçadan Bozulmamış
Buzkal
Eren Burhan ‘Dağ Orkestrası’ Lethe Kitap, 2019
98′ model bir şairressam Eren Burhan.
Dağ Orkestrasıyla sesleniyor.
Orkestra mümkün olan her yerde!
“munch; çığlık, rimbaud’un keskin dumanı; çığlık! göktürk; çığlık, derinlik; çığlık, uzay; çığlık sanayide yontuluyor mermer dikilmek için toprağa; çığlık gökyüzünden inen boş kargo; çığlık demir; çığlık, kablo; çığlık, çığlık; çığlık! ruhun sırtında taşıdığım odun ordusu; çığlık…