Highly Contagious Thrashcore Madness from Istanbul Streets: HAZARDOUS

> HAZARDOUS Yeni Kadro: Hamit, Kuzey Alemdar, Deniz Ege Aydın ve meşhur davulcu Eray Han > FREEDOM BEYOĞLU <

“Evet, harika bir geceydi, beklediğimizden çok daha fazla insan gelmişti, ve hepsi de coşkuluydu, o gece, Hazardous’u kurduğumuza değdiğini hissettim; ses sorunlarını da umursamadım, çok eğlendik!” –Hamit Özmen

1980’lerin Thrash Metal sahnesi, dünyada pek çok metalciye müzik yapma hayalini aşılamıştır, aradan onca zaman geçmesine rağmen Heavy Metal yaşıyor ve yurdumuzda tek tük dahi olsa sahneyi coşturan birileri var çok şükür! Yıllardır bu alanda müzik yapan bir Thrashfire gerçeği var. Bununla birlikte ruhu delişken ama bu işi ciddi biçimde kovalayan genç bir gruptan daha bahsedeceğim bugün sizlere:

Şiddet ve Kaos’tan hoşlanıyorsanız Thrash’e dalın!

Cem Kurtuluş’un 2024 yılında yaptığı söyleşi metninden derlenmiştir.

Ankara’da kanı thrash ile kaynayan, 80’lerin heavy metalini kendine dert edinmiş yirmilerindeki bir avuç gencin Kadıköy’de benzer bir atmosferde bir araya gelerek oluşturdukları keskin bir Thrash Metal grubu Hazardous. Müziklerindeki inatçılığa konserlerinde de devam ediyorlar. Ekibin kadrosu Eradicate’den tanıdğımız davulcu Eray Han’ın da gelmesiyle son halini alıyor.

2023 yılında yayınladıkları 4 parçalık EP “Highly Contagiaous” ile müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Hazardous 80’ler ve sonrası old school dönemin günümüzdeki modern karşılığı; ve buna paralel liriklerinde klasik korku sineması ağırlıklı bir ton belirginleşmesi de hiç tesadüf değil.

HIGHLY CONTAGIAOUS

Hamit Özmen Anlatıyor:

Hazardous 2019’un son çeyreğinde ben ve Mete (-ex bass/vokal) tarafından Ankara’da kuruldu. Önceleri birkaç konser veririz, içip eğleniriz kafasıyla kurmuştuk grubu ama 2020’de pandemi patladı, ve eve kapanıp şarkı yazmaya başlayınca, daha ayakları yere basan bir grup haline dönüştüğümüzü fark ettik. Pandemi süreci, benim İstanbul’a taşınmam, üstüne askere gitmem gibi nedenlerle uzunca bir süre pasif kalan Hazardous, 2022’nin sonlarına doğru davulcumuz Eray’ın ve hemen ardından Deniz’in de katılımıyla tekrar aktif hale geldi. Sonrasında farklı bir şehirde oturmanın getirdiği zorluklardan dolayı Mete, gruptan ayrıldı ve Kuzey’in kadroya dahil olmasıyla şu anki halini aldı.

Cem Kurtuluş: “Hazardous” ismi nereden geliyor?

“Tek kelimelik ve kullanılmayan bir grup bir ismi kalmamıştır herhalde Heavy Metal dünyasında!” iddiasıyla kendimiz için uydurduğumuz bir isimdi Hazardous, ve zamanla bu çok hoşumuza gitti; bize cuk oturduğunu farkettik ve hayranlarımızla birlikte benimsedik.


Hazardous, live at Kadıköy Sahne, Deathground Organization 2023, İstanbul

Hazardous’u ilk kez Deathground Organization tarafından düzenlenen, yabancı grupların da katılım gösterdiği Kadıköy Sahne’de izledik. O gün salonda yaşanan ses problemlerine rağmen, ruhunuzu öylesine sahneye taşıdınız ki bizler için günün yıldızı sizdiniz. Ve eski kafa thrash ruhunu yansıtmanız da cabası! O günkü konsere ilişkin nasıl tepkiler geldi?

Evet, harika bir geceydi beklediğimden fazla insan ve hepsi de fazlaca coşkuluydu, o gece, tam olarak Hazardous’u kurduğumuzda yaşamak istediğimiz şeyleri yaşattı bize; bu yüzden ses sıkıntılarını hiç umursamadım ve acayip eğlendim!! Yayınlanmış herhangi bir materyali bile olmayan, ilk konserlerini verecek bir grup olarak bize güvenip, organizasyona dahil eden Deathground ekibine de ne kadar teşekkür etsek az! Sonrasında da gayet güzel geri dönüşler aldık dinleyicilerden, sound’a rağmen performansımıza gelen övgüler, bizi daha da gazladı.


Oldschool Ryhme, Alış buna home-boy !!


Geçtiğimiz dönem “Higly Contagious” gibi 80’ler thrash metal atmosferini aratmayan bir işe imza attınız, EP’ye gelen tepkiler nasıldı?

Hamit: Açıkçası beklentilerimin biraz altında oldu, ama daha iyisini yapmak için bizi motive etti elbette ve şimdilik gayet memnunuz.

Deniz: Umrumda bile değil, ben beğendim ve önemli olan da bu! Yine de önümüzdeki sezon, bizi eleştirenlerin göt olmasını izlemek çok güzel olacak.

Hazardous “Two Nights of Thrash” Konser Afişi + Artwork (2024)
Bir Dilim Pizza !!

Hamit Özmen yeni albüm sonrası Exterminal’e konuştu.

“Çok yetenekli sanatçıların olduğu bir sahne. Sadece müzisyenlerin değil aynı zamanda çok yetenekli fotoğrafçıların, tasarımcıların, ressamların ve illüstratörlerin de olduğu bir alan. Azınlık sayılabilecek bu kitlenin canlı kalabilmesi için herkes birbirine destek olmalı. Hamit’e katılıyorum, yerli gruplarımızı kesinlikle daha çok desteklemeli.” –Kuzey Alemdar

Konserlerden devam edelim istiyorum Traitor ile birlikte çaldığınız geceden ve organizasyondan bahsetmenizi istesek biraz, neler söylersiniz?

Hamit: Konser biletlerininin sold-out olduğunu öğrenince baya bir heyecanlandığımızı hatırlıyorum; hem de aynı gün Katatonia ve rezalet yağmura rağmen katılım tahminimizden yüksek olmuştu. Traitor yıllardır dinlediğim, sevdiğim bir grup; konser teklifi geldiğinde bir saniye bile düşünmeden “evet!” dedik ve organizasyon ekibinin ilgisi sayesinde en iyi sahne tecrübelerimizden biri oldu ve gelenlerin eğlenmiş bir şekilde ayrıldığını görmek ise ayrı bir kıvanç!

Deniz: İnanılmaz eğlenceli bir geceydi. Organizasyonda başta Yuşa olmak üzere herkes elinden gelenin en iyisini yaptı, katıldığımız en iyi organizasyonlardan biriydi.

Kuzey: Traitor grup üyeleri çok tatlı insanlardı. Sahne öncesinde Deniz ve ben kuliste ısınırken Gerd geldi ve sohbet etmeye başladık. Organizasyondan ne kadar memnun olduğunu, Yuşa’nın kendileriyle çok ilgilendiğini ve daha önce katıldıkları festivallerin hiç birinde bu kadar iyi karşılanmadıklarını dile getirdi. Biz de Gerd ile aynı fikirdeyiz, Hazardous olarak organizasyondan çok memnun kaldık.

Klasik bir soru olacak belki ama “Highly Contagious” i dinlediğimizde korku filmleriyle haşır neşir olduğunuzu hissediyoruz, etkilendiğiniz korku filmleri, ilham aldığınız grup ve ya gruplar kimlerdir?

Hamit: Genelde 80’ler korku sineması, Cronenberg ve Carperter yapımlarının hayranıyımdır, bu iki yönetmenin sevdiğim filmleriyle ilgili birer şarkımız bile var. Gene de Hazardous özelinde korku sineması etkisini önümüzdeki süreçte azaltmayı düşünüyorum. Tabii ki yer yer değineceğiz ama biraz farklı şeylerden de bahsetmek istiyorum. Tematik açıdan etkilendiğim gruplar için Tankard, F.K.Ü., Municipal Waste, GWAR ve Gama Bomb diyebilirim, Thrash harici Mortician, Exhumed, Aborted, Fulci gibi özellikle sample kullanımlarından bol bol etkilendiğim gruplar da var.

Deniz: Kendi adıma korkudan ziyade içinde korku öğeleri barındıran RoboCop, Alien, Terminator, Judge Dredd ve Predator gibi karakterlerden ilham alıyorum. Aynı zamanda çizgi roman kültüründen öğeler barındıran Anthrax, Municipal Waste ve klasikleşmiş old school thrash metal grupları benim için her zaman ilham kaynağı olmuşlardır.


Oldschool Ryhme, Alış buna home-boy !!

Yerli Metal sahnemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Eray: Scene olarak hızlıca gelişiyoruz, her genre’dan çok iyi gruplar çıkıyor. Şimdi hepsini tek tek saymaya gerek yok ama ilk akla gelenler İstanbul ve Ankara’lı gruplardır.

Hamit: Yerli gruplar yeterince desteklenmiyor kesinlikle. Eray’a katılıyorum.

Deniz: Çok özgün ve kaliteli bir underground sahnemiz olduğunu düşünüyorum, sadece Thrash Metal’de biraz eksiklerimiz var, dolayısıyla herkesi sahaya bekliyoruz.

Kuzey: Çok yetenekli sanatçıların olduğu bir sahne. Sadece müzisyenlerin değil aynı zamanda çok yetenekli fotoğrafçıların, tasarımcıların, ressamların ve illüstratörlerin de olduğu bir alan. Azınlık sayılabilecek bu kitlenin canlı kalabilmesi için herkes birbirine daha fazla destek olmalı, yardım etmeli. Hamit’e katılıyorum, yerli gruplarımızı kesinlikle daha çok desteklemeli.


Hazardous, live at Kadıköy Sahne, Deathground Organization 2023, İstanbul


Yurdumuzda thrash metal yapan grupları düşünürsek, bir elin parmaklarını bile geçmez. Yıllarca cover çalmaktan öteye gidememiş grupları da göz önünde tutarak bu işe soyunmanızın büyük cesaret olduğunu itiraf etmem gerek.

Eray: Cover müzik yaparak belli bir kitle elde etmek daha kolay olduğu için insanlar kolaya kaçıyorlar. Orjinal materyal üretip kitle kazanmak ise çok daha zor. Cover konserlerine giden kitleyle de pek işimiz olmuyor zaten. Onlar genelde ülkedeki beste gruplarını desteklemiyorlar. Haftasonları hep aynı şarkıların döndüğü yüz senedir duymaktan sıkıldığımız şarkıların coverlarının yapıldığı mekanlarda takılmaya devam etsinler ve bizden uzak dursunlar!

Hamit: Memleketimizde çok fazla thrash metal grubu olmamasından dolayı thrash dinleyicisi de az, bu durum dolaylı olarak bu müziğe el atmak isteyenlerin cesaretini de kırıyor… Bu işte para kazanmak ve ünlü olmak bırakın Türkiye’yi, dünyada bile sandığınızdan çok daha zor.

Deniz: İnsanımız nazicilik oynamak yerine Thrash Metal’e bir şans verse, ülkede sorun kalmaz!

Thrash Metal geçmişte gerek gurup, gerek albümler açısından politik örneklerine de rastladığımız bir tür, Hazardous olarak bu konuda ne söylemek istersiniz?

Eray: Biz, daha çok seksenlerin popüler kültürünü referans alıyoruz. O dönemki korku filmlerini, aynı zamanda Robocop/ Terminator/ Rambo gibi efsaneleşmiş karakterler hakkında da yazıdığımız parçalarımız var. Bununla birlikte, SPAWN gibi bir çizgi roman efsanesi için yazmış olduğumuz bir şarkımız bile var, ve az da olsa video oyunlarından göndermeler yapıyoruz. İşin politik kısmına girmek istemiyoruz, zaten gündelik hayatta yeterince maruz kaldığımız bir durumu, kaçış yolumuz müziğe yansıtmak pek bizlik değil.

Hamit: Politik konulara gireceğimi sanmıyorum, Thrash’de politika yeterince konuşuldu bence. Sanırım, şu an yaptığımız gibi ilgimizi çeken şeylerin karışımı kendimizce bir yolda devam ederiz Hazarous olarak.

Son zamanlarda neler dinliyorsunuz, favori albümleriniz…?

Hamit: Thrash metal, günlük rutinimin bir parçası, albüm çevirmesem bile bir kaç şarkı dinlerim hergün. Onun dışında şu aralar biraz death metal saflarındayım, üzerinde çalıştığım yeni projem için ilham topluyorum: Grindcore, Deathcore, Hiphop, Endüstriyel Aggrotech/ EDM de sevdiğim türler arasında genelde, bunlar arasında git-gel şeklindeyim.

Deniz: Bu aralar Chemicide’in Common Sense albümüne inanılmaz takıldım. Mart başında çıkmış olan Midnight ‘Hellish Expectations’da herkese kesinlikle öneririm.

27 Aralık XX FUCK XMAS

Bizi destekleyen herkese teşekkürler !!

Gelecek konserlerde görüşmek üzere

» STAY THRASHULLAH !!


Oldschool Ryhme !!

» HAZARDOUS

BUSINEzZ !!


Ms. KAPLAN: End of Days

Ms.Kaplan

“Bizi en çok geliştiren ve içimizdeki ateşi canlı tutan kesinlikle sahneye çıkmak oldu. En azından sıkça sahneye çıkmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Seyircilerle buluştukça insan niçin müzik yaptığını daha iyi anlıyor…”

Ezgi Gizem Gülümser, End of Days’ten Safe at Home’a ülkenin genç rock yüzü, dinamik heavy-metal topluluğu Ms. Kaplan’ı mercek altına aldı. Mayıs 2024

Ms. Kaplan üyelerini tanıyabilir miyiz?

Ms. Kaplan vokalde Berrak Özçelik, gitarda Koray Felek, basta Barış Şahin ve davulda Eren Kyle Ebden’den oluşuyor.

Berrak Özçelik: Alman Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum. Metal müzikle babam aracılığıyla tanıştım. İlk grubuma lisede katıldım. Bunun dışında Türk Sanat Müziği ve az da olsa opera da söyledim.

Koray Felek: Ben de İstanbul Hukuk mezunuyum. Berrak’la tanışıp birlikte müzik yapmaya başlamamız da bu yolla oldu. Gitarı elime ilkokul yıllarında aldım, o gün bugündür de bırakabilmiş değilim. Lise yıllarında yer aldığım gruplarda grunge ile başlayan müzik yolculuğum giderek sertleşerek şimdiki halini aldı.

Barış Şahin: İstanbul Üniversitesi Ekonometri bölümünü okudum fakat bana göre olmadığını fark edip yarıda bıraktım. 2016 yılından beri aktif olarak farklı gruplarla çeşitli mekanlarda sahneler almaya başladım. Grup üyelerinden Berrak ve Koray ile yollarımız üniversitede kesişmişti. 2021 yazında da Ms. Kaplan’a girdim ve o günden beri gruptayım.

Kyle Eren Ebden: İstanbul doğumlu üniversite öğrencisiyim. 2018 yılından beri birçok grupla aktif olarak hem yurtiçi hem de yurtdışında sahne alıyorum. Ms. Kaplan grubuna 2022 yaz döneminde girdim ve o günden beri grubun bir parçasıyım.


Ms. Kaplan ‘End of Days’ 2023

Turneye çıkmak ve bu yolla seyirciyle buluşmak grupça en çok istediğimiz şeylerden biriydi. Bunu gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyum. Daha fazla durak ekleyeceğiz, ve mümkünse ülke sınırlarının ötesini de kapsayacak gelecek turneler için bize yol haritası oldu.

İçinizdeki seksenler aşkı nereden geliyor? Yolunuz nasıl kesişti?

Berrak Özçelik: Küçüklüğümden beri bütün klasikleri dinliyorum. İnsan her grubu farklı şekilde tecrübe etse de başta W.A.S.P. olmak üzere 80’ler genç yaşta ilk tutulduğum metal müzik dönemi olmuştu. Sahnelerimize 80’ler ağırlıklı bir setlist ile başlamamızda daha çok benim payım var diyebilirim.

İstanbul’da sık sahne alıyorsunuz. Sabit seyirci kitlenize ne demek istersiniz?

Berrak Özçelik: 2,5 yıl kadar İstanbul’un çeşitli mekanlarında düzenli sahne aldık. Kendi şarkılarımızı yayınlamaya başladığımız süreçte aralıklı olarak sahnelere devam ettik ve en son 2023’ü ilk turnemizle kapattık. Sabit seyirci kitlemiz gerek tanınırlığımızın artmasında gerek kendi müziğimizi yayınladığımız süreçte hep çok destek oldu. Onlar sayesinde bugün hep daha ileri gitmek için çabalayabiliyoruz.

Turne dönemi sizin için ne demek? İlk turnenizde seyircisiyle en çok etkileşimde bulunduğunuz şehir hangisi oldu ve sizce neden?

Berrak Özçelik: İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Eskişehir’i kapsayan ilk turnemiz UNTIL THE END OF DAYS TOUR’da End of Days’i yayınlanmadan önce çaldık. Hem ilk turnemiz olması hem de ilk kez bir şarkıyı yayınlanmadan önce seyirciyle buluşturuyor olmamız bakımından çok özeldi. Gittiğimiz her şehirde seyircilerimizle buluştuk; ancak atmosferi ve seyirciyle iç içe bir performans yaşatması yönünden Bursa en çok aklımızda yer etti diyebilirim.

Koray Felek: Turneye çıkmak ve bu yolla seyirciyle buluşmak grupça en çok istediğimiz şeylerden biriydi. Gerçekleştiği için şahsen çok mutluyum. Daha fazla durak ekleyeceğimiz ve mümkünse ülke sınırlarının ötesini de kapsayacak gelecek turnelerimiz için bize yol haritası oldu. Kesinlikle her şehirde konserler çok keyifli geçti ama benim favorim Ankara oldu diyebilirim.

Barış Şahin: Genellikle benim için en çok Ankara sahneleri iyi geçiyor. Bununla beraber bu turne kapsamında gittiğimiz şehirlerde Bursa’da çaldığımız mekânın hepsinden daha farklı bir atmosferi vardı: sahne küçüktü, öyle ki Koray sahneye bile sığmadı seyirciler arasında çaldı, bizim durduğumuz platform da alçaktı. Bu yüzden seyirci ile neredeyse iç içe çaldık ve bundan çok farklı bir keyif aldık.

Kyle Eren Ebden:Turne kapsamında gittiğimiz tüm şehirlerin hepsinden çok keyif aldık ama benim için Ankara en keyiflisiydi.


Ms. Kaplan ‘Cheap Trick’ 2023

Süreç işlerken en çok yorulduğum prodüksiyon kısmı oluyor. Nasıl bir sound arıyoruz? Canlı çalarkenki hissi kayda nasıl aktarabiliriz? Buna çok dikkat ediyorum.

Çalmaktan en çok hoşlandığınız şarkı hangisi? Sizden “Balls to the Wall” dinlerken kendimden geçmiştim.

Berrak Özçelik: Çok teşekkür ederiz, bunu duymak çok heyecan verici! Elbette en çok kendi şarkılarımızı çalmaktan hoşlanıyoruz. Eskiden tüm W.A.S.P. şarkıları ve Devildriver’dan Clouds Over California’ydı diyebilirim.

Koray Felek:Sanıyorum ki bir müzisyenin çalmaktan en çok keyif alacağı şarkı her zaman kendi şarkısıdır. Benim için de öyle; fakat elbette eskiden beri dinlediğimiz ve bizi de müzik yapma aşkıyla dolduran şarkıları coverlamak kesinlikle çok güzel.

Barış Şahin:Sadece cover çaldığımız dönemde, Mudvayne’den Forget to Remember ve Coal Chamber’dan Loco çalmaktan epey keyif alıyordum. Kendi şarkılarımız yayınlandığından beriyse favorim CRYSTAL CASTLE.

Kyle Eren Ebden: W.A.S.P.’tan Restless Gypsy. Şarkının melodisi çok hoşuma gidiyor ve nedense çalarken aklıma benim için çok önemli bir yeri olan ‘’Hotel California’’ geliyor.

Sanıyorum ki bir müzisyenin çalmaktan en çok keyif alacağı şarkı her zaman kendi şarkısıdır. Benim için de öyle; fakat elbette eskiden beri dinlediğimiz ve bizi de müzik yapma aşkıyla dolduran şarkıları coverlamak kesinlikle çok güzel.

Kendi şarkılarınızı da üretiyorsunuz icra etmek dışında. Süreç işlerken en yorulduğunuz nokta nedir?

Berrak Özçelik: Bugüne dek yayınlanmış dört şarkımız var. Yeni şarkımız Safe at Home da dinleyicilerle 10 Mayıs Cuma günü buluşacak. Süreç işlerken en çok yorulduğum prodüksiyon kısmı oluyor. Nasıl bir sound arıyoruz? Canlı çalarkenki hissiyatı kayda nasıl aktarabiliriz? Buna çok dikkat ediyorum.

Sosyal medyayı ilk günden beri aktif olarak kullanmaktayız. Bizi halihazırda bilen/takip eden dinleyicilerimizle iletişimimizde hep olumlu bir rol oynadığını düşünüyorum.

Genç bir rock ekibinin diğer genç ekiplere vereceği tavsiye var mı? Tavsiye verilmeli mi?

Koray Felek: Tavsiyeden ziyade kendi tecrübemizi paylaşmak isterim. Bizi en çok geliştiren ve içimizdeki ateşi hep harlı tutan şey kesinlikle sahneye çıkmak oldu. En azından başlangıçta sıkça sahneye çıkmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Seyircilerle buluştukça insan niçin müzik yaptığını daha iyi anlıyor ve bu etkileşim tahminimce şarkı yazım sürecine de olumlu anlamda etki ediyor.

Kyle Eren Ebden: Bence – bir davulcu olarak söylüyorum – enstrümana hakim olmak, çok çalışmak ve bolca prova yapmak sizi gerek ekip olarak gerek birey olarak her zaman daha ileriye taşır.


Ms. Kaplan ‘Display’ 2023

Yazdığım her şarkının ayrı bir hikayesi var. Kliplerde görsellik ve hikâye anlatımıyla bunu izleyiciye aktarmaya çabalıyoruz. Bununla beraber her şarkı her dinleyicide birbirinden farklı duygular uyandırabilir, dinleyiciye farklı anlamlar ifade edebilir.


Ms. Kaplan

Elbette grup olarak en büyük hedefimiz dünya çapında dinleyici ile buluşmak, şarkılarımızı daha büyük kitlelere duyurmak. Bunun dışında sahneye çıktığımız, şarkılarımızı çaldığımız her an hayallerimizi yaşıyoruz.

Sosyal medya kullanımınızın seyirci ve dinleyici kazanmanızda etkisi olduğuna inaniyor musunuz, nasıl?

Berrak Özçelik: Sosyal medyayı ilk günden beri aktif olarak kullanmaktayız. Bizi halihazırda bilen/takip eden dinleyicilerimizle iletişimimizde hep olumlu bir rol oynadığını düşünüyorum. Reklam araçlarını kullandığımızda ise bu etkileşimler sayesinde daha çok insan bizi keşfedebiliyor.

Son projeniz ile ilgili dönüşler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Berrak Özçelik: End of Days ile ilgili çok güzel geri dönüşler aldık. Oldukça kısa bir süre içinde diğer şarkılarımız kadar dinlendi.

Grup olarak en büyük hayaliniz nedir? Şu tarihe kadar olan en büyük hayaliniz gerçekleşti mi?

Berrak Özçelik: Elbette grup olarak en büyük hedefimiz dünya çapında dinleyici ile buluşmak, şarkılarımızı daha büyük kitlelere duyurmak. Bunun dışında sahneye çıktığımız, şarkılarımızı çaldığımız her an hayalimizi yaşıyoruz.

Barış Şahin: Tabi ki bir gün yurtiçinde ve yurtdışında daha büyük sahnelerde, daha büyük kitlelere çalmak.

Kendi şarkılarınızın videosunda(klip) özellikle altını çizmek istediğiniz duygu nedir? Sizce bu konuda başarılı mısınız?

Berrak Özçelik: Yazdığım her şarkının ayrı bir hikayesi var. Kliplerde görsellik ve hikâye anlatımıyla bunu izleyiciye aktarmaya çabalıyoruz. Bununla beraber her şarkı her dinleyicide birbirinden farklı duygular uyandırabilir, dinleyiciye farklı anlamlar ifade edebilir. Klipler şarkıyı deneyimleme noktasında dinleyici için kendi hislerine tercüman olabiliyorsa başarmışızdır.

Her bir grup üyesinden cevap alacak olursam favori grubunuz hangisi, neden?

Berrak Özçelik: Çok fazla var, hangisini seçsem bir diğerine haksızlık olur.

Koray Felek: Sanırım daha kaotik bir müzik yapan grupları daha çok seviyorum. Dinlerken ben de kontrolü kaybediyorsam o grup direkt olarak favorilerim arasına giriyor. O bakımdan Bad Brains, Dead Kennedys, The Damned gibi old school punk grupları daha çok hoşuma gidiyor. Ama bir grup seçeceksem sanırım özellikle gitar sololarına bakış açımı değiştirdiğinden Smashing Pumpkins’in yeri ayrı olur.

Barış Şahin: En sevdiğim grup olarak iki cevap vereceğim bir diğerini üzmek istemiyorum: Placebo ve Bring Me The Horizon. Her yıl sonu Spotify Wrapped listemde mutlaka biri değilse diğeri birinci oluyor

Kyle Eren Ebden: Bir tane spesifik grubu söylemem zor olacaktır ama davulculuk hayatımda bana en çok ilham veren ve çalım açısından beni en çok geliştiren gruplardan biri Sodom olmuştur. Sadece bu yüzden değil, bugüne dek metal müziğe birçok efsanevi albüm katmış olmaları da Sodom’u seçmemde önemli bir faktör. Yeni işlerini de (özellikle en son çıkan albümlerini) çok başarılı buluyorum.

Henüz sahnede icra etmediğiniz ama “Şu şarkıyı da çalmak isteriz” dediğiniz şarkı var mı?

Berrak Özçelik: Safe at Home’u canlı çalmak için sabırsızlanıyoruz.

Eklemek istediğiniz bir şey ya da bir duyurunuz var mı?

Berrak Özçelik: Löpçük Fanzin’e bize gösterdiği ilgi için çok teşekkür ederiz. Gelecekte başka röportajlarda tekrar buluşmak dileğiyle.


> mskaplanofficial.com

Ms. Kaplan’ın yeni şarkısı Safe at Home 10 Mayıs Cuma 00.00’da tüm dijital platformlarda yayında. Spotify’da pre-save yapmak için:

> mskaplan/safe-at-home